“HOCAM MİLLET İTTİFAKINA DESTEK VERİN OYLARI BÖLMEYİN” DİYEN DEĞERLİ DOSTLARIM

Lütfen suçu şahsımda değil CHP yönetiminde arayın zira bizler elimizden geleni fazlasıyla yaptık…

Bunu şunun için söylüyorum;

2009 yerel seçimlerinde 9. Cumhurbaşkanımız rahmetli Süleyman Demirel’in tavsiyesi, sayın Deniz Baykal’ın teveccühü, CHP’li dostum Hüseyin Şanlı ve parti yöneticisi rahmetli Nurcan Şanlı’nın destekleriyle sağa açılım politikaları kapsamında CHP’den Beylikdüzü Belediye başkan adayı oldum…

O tarihte bu durumu haklı olarak kabullenemeyen CHP’li seçmenin reaksiyonuna maruz kaldım ve çok üzüldüm. Çünkü merkez sağ bir partiden gelmiş olmama rağmen annesi CHP’li babası ise AP’li bir ailenin ortak siyasi kültürü temsil eden bir evladıydım. Her şeyden önemlisi Cumhuriyet Türkiyesi’nin Atatürkçü bir üniversite hocasıydım…

Tüm reaksiyonlara rağmen belediye başkanlığı yarışını seçim gecesi Anadolu Ajansı’nın yaptığı açıklamayla 5 bin küsur oyla ileride götürürken saat 23:30 sularında elektrikler kesildi ve hemen ardından “TRAFOYA KEDİ GİRDİ” açıklaması yapıldı. Elektrikler geldiğinde ise seçimleri 320 oy farkla kaybettiğimi öğrendim. Sandıkların %87’si açılmışken ve sonuçların artık logaritmik olarak değişmesi mümkün değilken iki saat içinde AKP+FETÖ organizasyonu bir seçim hilesine maruz kaldım…

Yapılan bu tarihi hile karşısında büyük bir mücadele verdim ve davalar açtım lakin ne acıdır ki hiçbir CHP’li yöneticiyi ve avukatı yanımda bulamadım, yıllarca tek başıma bırakıldım. Üzüldüm ve incindim…

Aradan yıllar geçti ve rahmetli Demirel’in tavsiyesiyle Adalet Partisi’ni yeniden kurduk. Her şeye rağmen CHP’li seçmene olan vefa borcumu ödemek ve her şeyden önce de AKP’nin kurmaya çalıştığı otoriter sistem karşısında Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmak için bu kez de Adalet Partisi olarak hiçbir karşılık beklemeden tüm seçimlerde CHP’ye destek verdik. Bu durum karşısında Sayın Kılıçdaroğlu duygulandı ve grup toplantısında şahsıma ve Adalet Partisi’ne teşekkür etti…

https://youtu.be/WiAWgpIBOkI

21 Aralık 2021 tarihinde seçime katılma yeterliğimizi aldık. Dolayısıyla da ittifaklara katılma hakkını elde etmiş olduk. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na giderek durumu ifade ettik ve Atatürk Milliyetçiliği çizgisinde bir parti olarak Millet İttifakında birlikte olmayı arzuladığımızı belirttik. Maalesef ki talebimiz yanıtsız bırakıldı. Özetle Cumhuriyet’in değerlerine destek çıkabilmek adına son çabayı da sarf etmiş olduk…

10 Mayıs 2022 günü itibarıyla YSK tarafından seçime katılabildiğimiz hususu resmi gazetede yayınlanmak üzere basın yoluyla ilan edildi.

Adalet Partisi olarak yapılacak seçimlerde artık bizler de varız ve Atatürk milliyetçiliği çizgisinden asla taviz vermeyecek şekilde kurulacak milli bir ittifakla yolumuza devam edeceğiz…

“Hocam lütfen oyları bölmeyin, Millet İttifakına destek verin” diyen CHP’li dostlarımın bu gerçekleri bilmesini ve bundan böyle bu konuda şahsımı suçlamamalarını rica ediyorum. Zira 2009 yılından itibaren CHP’ye destek vermediğim bir gün olmadı, bunu hepiniz biliyorsunuz. Seçime girme hakkını elde etmiş bir parti olarak bu desteği ittifaka dahil olmadan sürdürmemiz yasal olarak mümkün değildir. Bunu da CHP yönetimi kabul etmediği için maalesef benzer bir mücadeleye kendi yolumuzda devam etmek zorundayız.

Görüleceği üzere suç bizlerde değil başta Sayın Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP üst yönetimindedir…

Atatürk’ün CHP’si, ittifak kurarken Atatürkçülüğü tescilli olan Vecdet Öz’ü ve partisini değil de hiçbir oy getirisi olmayan ihvancılığı tescilli şahıs ve partilerini tercih ediyorsa CHP’li seçmenin oturup bin kez düşünmesi gerekir!

Bilgilerinize saygılarımla arz ederim…

Dr. Vecdet Öz